Türkiye’nin bir yılda elde ettiği gelirin yaklaşık yarısı kadar dış borcu var. Brüt dış borcu 448 milyar dolar olan Türkiye’de kişi başına yaklaşık 30 bin lira borç düşüyor. Hazine ise borç batağındaki özel sektörü kurtarma telaşında

Türkiye son 10 yıldır küresel piyasadaki faizlerin düşük düzeyde olması sayesinde hesapsızca borçlandı. Alınan borçlar ise iktidarın şovuna dönüşen mega projeleri finanse etti. 2018 yılı itibariyle küresel piyasalarda yükselen faizler sonucunda ise Türkiye krize girdi. Borcunu ödeyebilmek için daha fazla borçlanmak zorunda kalan Türkiye yüksek faizlere katlanmak zorunda kalıyor.
16 YILIN EN YÜKSEK BORÇ ORANI
2002 yılında 129,6 milyar dolar olan Türkiye’nin dış borcu 2018 yılı sonu itibariyle 448,4 milyar dolara yükseldi. Öte yandan dış borcun milli gelire oranı ise 2002 seviyesine kadar yükseldi. 2002’de toplam dış borcun milli gelire oranı yüzde 54,8 iken, 2018 yılında son 16 yılın en yüksek dış borç oranı gerçekleşti. 2018’de dış borç oranı yüzde 53,8 ile 2002 oranına dayandı.
BORCU BORÇLA KAPATIYORUZ
2002 yılında özel kesimin dış borcu 43 milyar dolar iken 2018 yılı sonunda borç 7 kat artarak 305 milyar doları buldu. Öte yandan 2002 yılında Türkiye’nin dış borcunun yüzde 33’ü özel kesimin üzerinde iken, bugün dış borcun yüzde 68’i özel kesimin sırtında. Buna karşılık dolar cinsinden borcu 305 milyara çıkan özel kesim dolardaki yükselmeye karşı aşırı duyarlı hale geldi. Dolar 1 kuruş artınca kamu ve özel kesimin toplam dış borcu 4,4 milyar TL artıyor. Öte yandan doların TL karşısında sürekli dalgalanması ve gelecek belirsizlikleri ise Türkiye’nin ülke riskini katlıyor. Bu yüzden yeni borç bulabilmek için daha fazla borçlanıyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI ÖDENEĞİNİN 40 KATI FAİZE GİDİYOR
Ülke riski arttıkça hazinenin faiz yükü de artıyor. Hazine’nin borç ödeme takvimine göre 2019 yılında Hazine en iyi ihtimalle 107 milyar TL faiz ödemesi yapacak. Bu tutar,
Cumhurbaşkanlığı ödeneğinin 40 katı
Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinin 10 katı
İşsizlik maaşı ödemelerinin 25 katı
Tüm üniversitelerin aldığı toplam ödeneğin 3,5 katı
Türkiye’deki tüm taşıtlardan toplanan MTV’nin 6,5 katı
Sigaradan alınan ÖTV’nin 2,5 katı
SEÇİME KADAR 70 MİLYAR TL BORÇ ÖDENECEK
Öte yandan Hazine, yaz aylarında kısa vadeli fakat yüksek faizli borçlanarak finansman ihtiyacını gidermişti. Ancak borçların önemli bir kısmının seçimlerden önce vadesi geldi. Hazine, seçime kadar yani Ocak, Şubat, Mart ayları içinde toplam 70 milyar TL borç ödemesi yapacak. Bu tutarın yaklaşık yarısı yani 32,7 milyar TL’si ise borcun faizini oluşturuyor. Hesapsızlık sonucu nakit sıkıntısına düşen Hazine ise yıl ortasında alması gereken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kâr payını, avans olarak ocak ayında alacak.
MERKEZ BANKASI’NDAN HAZİNEYE 37 MİLYAR TL
Berat Albayrak TCMB’nin Hazine’ye vereceği kâr payı avansının 37 milyar TL olacağını açıkladı. Ancak Hazine açıkladığı Ocak-Mart 2019 borçlanma stratejisine göre yılın ilk 3 ayında, borçlanma dışı kaynak olarak 28 milyar TL kaynak kullanacağını söylüyor. Öte yandan TCMB’den gelen 37 milyar TL’lik ek kaynağın Hazine’nin programında yer almaması TCMB kârının Hazine’ye aktarılması operasyonunun son anda verilen bir karar olduğunu gösterdi.
ÜLKE RİSKİ KATLANIYOR
Hazine’nin TCMB kâr payını önden alması, seçim ekonomisi, toplam borç yükü gibi güveni zedeleyen göstergeler nedeniyle ülke risk primi (CDS) giderek artıyor. Ülke riskinin artması nedeniyle yabancı tasarruf sahipleri Türkiye’ye borç vermek için yüksek faiz talep ediyorlar. Türkiye’nin ülke risk primi gelişmekte olan ülkelere göre son derece yüksek. 2018’de finansal bunalım çıpası olan 300’ün üzerine çıkan CDS ağustos ayında 451 puan ile zirve görmüştü. Bugün ise 360 risk primi ile Türkiye kendi ligindeki ülkeler arasında başı çekiyor.