Cumhuriyet Halk Partisi Saray Belediye Başkan Adayını belirlemek için düzenlenen temayül yoklamasında sandıktan birinci çıkan Özgen Erkiş, namıdiğer Bizim Özgen Pazartesi günü gazetemizi ziyaret etti. Temayül yoklaması ve seçim süreci ilgili açıklamalarda bulunan Özgen Erkiş, “Gerçekçi olup, imkânsızı başarmak istiyoruz. Yüzde 60-67 araşlığında bir oy oranı hedefliyoruz. Halk nezdinde meşruiyet krizini çözüp 3 te 2 ile yahut 5 te 3 ile Saray’da yerel iktidara gelmeyi planlıyoruz” dedi. CHP Genel Merkezi ve İlçe Yönetimi ile uyumu bir çalışma içinde olacağını da vurgulayan Erkiş, “Çok büyük bir camianın 100 yıllık bir partinin dolayısıyla kendi teamülleri olan bir partinin parçasıyım. Ona uymak, uyumlanmak zorundayım. Kalkıp ta benim tarzım budur, ben bunlarla çalışırım örgüt önemli değildir, Genel Merkezi tanımam havası içine asla girmem” açıklamasında bulundu.

“PARTİ İÇİNDE BÜNYEYE KABULÜN İLK ADIMIDIR”
Pazar günü geniş katılımla gerçekleşen temayül yoklamasında sandıktan birinci çıkan Özgen Erkiş gazetemizi ziyaret etti. İmtiyaz sahibi Alper Karahan ile temayül yoklamasını ve seçim sürecini değerlendiren Özgen Erkiş, şu açıklamalarda bulundu.
“Üzerimizdeki hâkim duygu sevinç ve şaşkınlıktır. İnsan başarıya uzun yıllardır hasret kalınca ne yaptığını da bilemiyor. Üniversite yıllığımda seni Saray’da başkan olarak görmek istiyoruz diye not yazmış herkes. Siyaset eğitimi alırken bunun büyük faydasının olacağını düşünüyordum. Meşruiyet bakımından oyların sadece yüzde 30’unu almış birisiyim. Bu üzerimdeki sorumluluğu arttırmakta. Salt çoğunluğu almış olabilseydim ki hedefim oydu durum daha farklı olurdu. Görünen tablo o idi ama rakiplerim de çok iyi çalışmışlar. Ancak yüzde 30’unu alabildik. 6 adayın varlığında %30’unu almak bir bakımdan başarı ve parti içinde bünyeye kabulün ilk adımıdır. Bize partililerimiz yol vermiştir, seni yaptıklarınla sınamak isteriz mesajını vermiştir. Onlara karşı üzerimizdeki sorumluluk, omuzlarımızdaki yük daha da artmıştır. Bundan sonra çok daha dikkatli adımlarla tümünü, tümünü mümkün değilse de çoğunluğunu kucaklayacak bir eylemlilik takvimi içinde olmam gerekiyor. Bunu farkındayım. Partililerimiz bana adımlarımı çok daha dikkatli atmam gerektiği yönünde bir mesaj vermiştir.
“MAKSAT ASIL OLMUŞTUR”
Olayın teknik açıdan eli alınışında temayül kesinleştirici bir etkiye sahip değildir. Fakat %90 nispetinde katılım söz konusudur. Çünkü cari üyemizin sayısının %90’dan fazlası oy kullanmıştır. Bu büyük bir meşruiyet getiriyor beraberinde. Maksat asıl olmuştur. Herhangi bir derneğin, herhangi bir STK’nın manipüle edici tesirlerinden çok uzaktır. Genel Merkez yüzde yüz diyorum ki beni aday gösterecektir. Aklın yolu bakımından bunu yüzde yüz dikkate alacaktır. Belediye Başkanımızın açıklamaları, elimizi kaldırması, ikincinin, üçüncünün her birinin tebrik etmesi Belediye Başkanımızın artık bana Genel Merkezden adaylık dahi gelse yokum, hak yerini bulmuştur demesi, bir gerçekliği ortaya koyuyor. Çünkü oransal olarak da tatmin edici bir fark vardır. Belediye başkanımız bunu kabul etmiştir. Kendisi de o siyasi olgunluğu, nezaketi göstermiştir. Şimdi onun yanından geliyorum şükranlarımı bildirerek. O da ihtiyaç halinde her zaman bir danışman olarak yanımızda olabileceğini söylemiştir. Olması gerektiği gibi giden bir süreçte birisi sadece o teknik olaya dayanarak suyun olağan akışını tersine çevirmeye çalışmayacaktır. Bundan yüzde yüz eminim ki doğrulanacaktır.
“SARAY’A KATKI SAĞLAYACAKSA HER BİRİNE GİDERİM”
5 aday adayının her biriyle çok rahat çalışırım. Her birinin bir birikimi var. Her biri gönüllerde taht kurmuş isimler. Birisi Saray’ın siyasal efsanesidir, 15 yıl boyunca Saray’ı yönetmiştir. Bunun sonrasında 1 dönemde milletvekilliği yapmıştır. Kendisinden öğrenecek şeylerimiz vardır. Nazmi Çoban, benim hayatımda çok önemlidir. Siyasete atıldığımda tanıdığım bir siyasi figürdür Halkevi Başkanı olarak. 30-32 yıldır da Saray’ın siyasi gerçeğidir. Genç kardeşlerimizden Ergun Er’i, Abdül Taşyasan’ı bilhassa kutluyorum. Enteresan oy aldılar. Ben böyle bir oy alabileceklerini beklemiyordum. Belki denklemimin bozulduğu yer orasıdır. Ali Gürsu Ergene’de ciddi bir entelektüel derinlik var. Projelerinden istifade etmek isterim. Gitmiştir Eskişehir’de ring hattını incelemiştir. Buralarda toplu taşıma konusunda bir çalışması vardır. Saray’a katkı sağlayacaksa her birine gitmek isterim. Akıllı insanlar herkesin aklını kullanır derler.
“TOPLUMUN HER KESİMİYLE UYUMLU OLMAK İSTİYORUM”
İlçe Başkanlığındaki konuşmamda bana adaylık gelirse mürekkep yalamış gençlerden çalışma heyeti için bir kontejan alacağımı bunun dışındaki ana payı ilçe yönetimine bırakacağımı söylemiştim. Kontejan değişimi de herhalde fermuar sistemini falan akla getirir. Belki de 5-6 kontejan almam benim 5-6 tane de onlar seçse zaten 15 kişilik bir meclisin 11-12’sini alırız en çok. Bunları yapabileceğime dair büyük bir inanç taşıyorum. Ben bu partinin bünyesinin kabul ettiği birisi olduğumu hem Milletvekili Genel Seçimlerinde burada birinci çıkarak ispat ettim. Burada herkes varken girdim ve birinci çıktım. Bünye beni kabul etti. Benim buradaki yolculuğum, ara verdikten sonra henüz beşinci yılını doldurmadı. Dolayısıyla Genel Merkezin bir talimatı olursa, İlçe Yönetiminin bir ısrarı olursa onlara direnmeyi kendime uygun görmem. Çünkü onlara rağmen siyaset yapmayı değil, onlarla birlikte siyaset yapmayı düşünüyorum. Toplumun her kesimiyle uyumlu olmak istiyorum. Toplumun her kesimiyle uyumlu olmak için yola çıkan birisinin hemen daha yolun başında örgütüyle ters düşmesi çok akıllıca olmaz.Dinamizm katmak için kendime genç bir ekip oluşturmak istiyorum. Çok büyük bir camianın 100 yıllık bir partinin dolayısıyla kendi teamülleri olan bir partinin parçasıyım. Ona uymak, uyumlanmak zorundayım. Kalkıp ta benim tarzım budur, ben bunlarla çalışırım örgüt önemli değildir Genel Merkezi tanımam havası içine asla girmem.
“YÜZDE 66 AŞILMAYACAK BİR BANT DEĞİL”
Üst limit olarak 3 te 2’yi hedefliyorum. Alt limit olarak da 5 te 3’ü. Yüzde 60 ile 67 arasında bir bantta oy bekliyorum. Şimdilik göstergeler o yönde. Meclis oluştuğunda biraz kırılmalar olacaktır. Siyasetin sonuçla buluştuğunda anlam kazanacağını düşünenlerdenim. Yine de çok iddialı bir rakam tabi. Zaman zaman tahminlerimden sapan birisiyim. Çünkü Saray’da Cumhuriyet Halk Partisi’nde seçim kazanmak maharet değil. ‘Bizim Özgen’ halkın kendisiyle birlikte anmaya çalıştığı bir marka olduysa ona yakışır bir geliş olması lazım. Halk artık sahip çıkacaktır, bu süreçte de bizi hiç yalnız bırakmadı halk. Herkes sorgularken nereye gidiyorsunuz, imzalar ne oldu? Başaracak mısın? Hadi bakalım derken politik bir duyarlılık yarattık. Bu duyarlılığın getirdiği etkiyi 4-5 ay muhafaza etmek bizim elimizde. Çok ta kolay değil. Eğer onu muhafaza edersek yüzde 66 aşılmayacak bir bant değil.
“GERÇEKÇİ OLUP İMKÂNSIZI BAŞARMAK İSTİYORUZ”
Siyasette yeni kazandığı kimliği çok önemseyen genç bir ekibim var. Bilhassa Kemalpaşa ve Pazarcık Mahallesi’nde bunlar çok belirgin. Neler yapabilecekleri konusunda bir ufuk tanımıyorum. Her yerden tutup herkese ulaşabiliyorlar. Bu süreçte bana bunu kanıtladılar. İçlerindeki o heyecan çok şeylere kadir oldu. Bu süreci de bundan çok farklı görmüyorum. Süreç çok uzun. İktidarın bütün olanaklarını adaletsizce kullanmaya alışmış ve bu seçimde de onu tekrarlayacak olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bizi zorlayacaktır fakat inanıyoruz. Gerçekçi olup, imkânsızı başarmak istiyoruz. Yüzde 66’yı hedefliyoruz. Her 3 oyun 2’sini almayı hedefliyoruz. Bir Yılmaz Büyükerşen örneğinin burada gerçekleşmesini istiyoruz. Halk nezdinde meşruiyet krizini çözüp 3 te 2 ile yahut 5 te 3 ile Saray’da yerel iktidara gelmeyi planlıyoruz. Biz Saray’da sosyal mutabakatı Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında gerçekleştirerek, partinin ideologlarının daha sonraki çalışmalarına elverişli bir zemin hazırlayabiliriz.Saray’ın kalburüstü kesimiyle ve protokol düzlemiyle uyumlanmış değiliz. Bir tarafımız kasabanın mahcup çocukları olsa da bir tarafımızda da bir iddia var. Yeri geldiğinde gölgemizi de çiğnetmeyiz. Adım adım gitmeye çalışıyoruz. Saray’a talibiz. Bu çok pervasızca da olsa her yerde bunu söyleyebiliyoruz.”