Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerdeki adaylarını Ankara’da düzenlenen törenle tanıttı. Saray Belediye Başkan Adayı Özgen Erkiş’in katıldığı toplantıda CHP’li Belediye Başkan adayları tek tek sahneye davet edilerek kamuoyuna ve partililere tanıtıldı. CHP’nin 12 maddelik seçim bildirgesinin de açıklandığı toplantıda AKP iktidarına yüklenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “82 milyonu kuru soğana muhtaç hale getirdiler” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Ankara Spor Salonu’nda Pazar günü düzenlenen aday tanıtım toplantısında CHP’nin seçim bildirgesini açıkladı.
TEKİRDAĞ’IN ADAYLARI TANITILDI
Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen toplantıda 31 Mart seçimlerinde yeniden aday olan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Kadir Albayrak, Saray Belediye Başkan adayı Özgen Erkiş, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı, Malkara Belediye Başkanı Ulaş Yurdakul, Marmaraereğlisi Belediye Başkanı İbrahim Uyan, Hayrabolu Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu, Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Muratlı Belediye Başkanı Nebi Tepe ile Şarköy Belediye Başkan adayı Alpar Var sahneye davet edilerek partililere tanıtıldı.
SARAY’I ANKARA’DA İLK KEZ TEMSİL ETTİ
Saray Belediye Başkanı Özgen Erkiş aday tanıtım toplantısının ardından sosyal medya hesabından, “Güzel memleketimiz Saray’ı hepimiz adına Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday tanıtım toplantısında temsil etme onurunu yaşadım. Çok daha güzel günleri, yan yana ve omuz omuza yaşayacağız.” açıklamasında bulundu. Erkiş’in adaylığının netleşmesinin üzerinden 54 gün geçmesine karşın, geniş katılımlı aday tanıtım toplantısında Saray’dan önce Ankara’da partililerle buluşması dikkat çekti.
“İKTİDAR ÇÖZÜM DEĞİL, SORUN ÜRETİYOR”
Aday tanıtım toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şunları ifade etti:
Buradan 82 milyon vatandaşıma sesleniyorum, Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Eğer herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa, çözüm arayışları içindelerse gelecekler Cumhuriyet Halk Partisinin kadrolarına başvuracaklar, hangi sorun nasıl çözülür onlara anlatacağız. Ve bugüne kadar bu kararlılıkla, bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik. Türkiye iyi yönetilmiyor, Türkiye yönetilmiyor, bırakın yönetilmeyi Türkiye savruluyor. Bu konular üzerinde kısaca düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer bir siyasal iktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetmişse, bir siyasal iktidar sorunlara teslim olmuşsa, bir siyasal iktidar sorunların peşinde gidiyorsa o siyasal iktidar çözüm üretemez, o siyasal iktidar bir süre sonra şikayet makamı haline dönüşür. Bugün Türkiye’de geldiğimiz nokta budur. Mevcut siyasal iktidar artık çözüm üretemiyor, şikayet üreten bir makam haline geldi. Vatandaşa şikayet ediyor. Şikayet ediyorsan o koltukta ne işin var? Şikayet ediyorsan o koltuktan çekileceksin, ayrılacaksın, sorunu çözen insanlar o koltuğa getirip oturacak!
TÜRKİYE’Yİ BİR AVUÇ TEFECİYE TESLİM ETTİLER
17 yıldır tek başına Türkiye’yi yönetiyorlar. 17 yıldır tek başına Türkiye’yi yönetenler, bugün Türkiye’yi bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya bıraktılar. Vergi topladılar yetmedi. Özelleştirme yaptılar yetmedi. Devletin fabrikalarını, çimento fabrikalarını, şeker fabrikalarını, tütün fabrikalarını, sigara fabrikalarını, petrokimya tesislerinin tamamını sattılar yetmedi. Dünyanın borcunu yaptılar yetmedi, şimdi borç aramak için kapı kapı dolaşıyorlar. Borç buldular mı da müjde veriyorlar millete yeniden borç bulduk diye. Borcu ödemek için borçlanan bir hükümet gerçeğiyle, bir iktidar gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Değerli arkadaşlarım, bunlar yetmedi ama şu noktaya geldik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Osmanlıdan sonra ilk kez Londra’daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir. Bir avuç tefeciye teslim edilen bir Türkiye gerçeği var. Bu gerçeği her yerde anlatın. Diyeceksiniz ki nasıl teslim edildi? Borçlanılarak teslim edildi, borç aldılar. İstedikçe borç verdiler; şimdi diyorlar ki, sana borç vermiyoruz artık, bizim şimdi emirlerimiz var, bizim şimdi beklentilerimiz var, bizim şimdi taleplerimiz var, bunları yerine getirirseniz size ancak borç para veririz. Borç alan emir alıyor. Emir alma noktasındalar şimdi.
“TÜRKİYE’Yİ ÜRETİMDEN KOPARDILAR”
Türkiye’yi üretimden kopardılar, üretmeyen Türkiye oldu. Tarımı mahvettiler. Size bazı rakamlar vereceğim değerli arkadaşlarım, gerçekten insanın içi acıyor. Yani bu rakamları verirken, bu rakamları görürken, ya hangi ülkede nasıl yaşıyoruz, nasıl bir yönetim anlayışı var diye içim acıyor. Buğday üretiyoruz, buğdayın kilosunu 96 kuruştan alıyorlar. Ama yurtdışından buğday getirirken 1 lira 31 kuruşa getiriyorlar. Türkiye’deki çiftçiye daha az, yurtdışında aynı işi yapan buğday üreten çiftçiye daha fazla para ödüyorlar. Sadece buğday mı? Hayır, mısırda aynı gerçek var, ayçiçeğinde aynı gerçek var, soyada, kuru fasulyede, kırmızı mercimekte. Kendi köylümüzden, kendi çiftçimizden ucuza alıyoruz, yetmiyor dışarıdan daha pahalıya getiriyoruz. Dışarıdan getirdiğine kilo başına verdiğin, ton başına verdiğin parayı bizim çiftçiye versen bizim çiftçi sadece Türkiye’yi değil bütün Ortadoğu’yu besler. Ama üretmeyin diyorlar, siz de üretmeyin size vereceğiz diyorlar. Türkiye’yi üretimden kopardılar, bu gerçeğin de herkes tarafından bilinmesini isterim.
Bir zat var biliyorsunuz, sarayda oturuyor, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden bir zat. Şikayet makamı konumuna geldi, artık düşünce üretemiyor; kin üretiyor, nefret üretiyor, çatışma kültürünü, nefret kültürünü besleyecek her şeyi yapıyor ve sanıyor ki ben milleti kandıracağım. Geçen Sivas’ta bir konuşma yapıyor, “Ne diyorlar domates, ne diyorlar patlıcan, ne diyorlar sivribiber. Yahu düşünün bir merminin fiyatı nedir?” Allah aşkına şu anlayışa bakın! Biber diyen kim? Vatandaş. Domates diyen kim? Vatandaş. Sivribiber diyen kim? Vatandaş. Soğanı unutmuş ama, laf aramızda soğanı unutmuş. Neden unutmuş? Çünkü rahmetli Mahsuni diyordu ki, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi, söylemesem mi?” Bunlar ne yaptılar? Sadece yiğitleri değil, 82 milyonu kuru soğana muhtaç hale getirdiler. Bu utanılacak tablonun karşısında çıkıyor, “Ne biberi diyorsunuz, ne domatesi diyorsunuz, ne patatesi diyorsunuz siz, kurşunun fiyatını biliyor musunuz” diyor.
Bu ülkede 35 yıldır terörle mücadele ediliyor, hiçbir Başbakan, hiçbir Cumhurbaşkanı kalkıp millete biberin fiyatını biliyor musun, domatesin fiyatını biliyor musun, sivribiberin fiyatını biliyor musun, kurşunun fiyatını biliyor musun demedi. Allah akıl fikir versin, ne diyeyim başka! Allah bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın.  Eğer sen bir kurşunun hesabını yapıyorsan; buradan orduya, askere gönderme yapıyorsan; kendi kötü yönetiminin faturasını şimdi askere, kurşuna çıkarmak istiyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim? Kime satıyor? Katar ordusuna satıyor. Yüzde 49.9’unu Katar ordusuna satıyor. “Efendim bu özelleştirme değil…” Yalanın bu kadarını hiç görmemiştim. Emin olun, yalanın bu kadarını hiç görmemiştim. Kendi kararnamesi bereket versin Resmi Gazetede yayınlandı, özelleştirmenin 31.12.2019 tarihine kadar bitirilmesi gerektiğini söylüyor. Kim? Sarayda oturup Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat söylüyor bunu. Değerli arkadaşlarım, devleti yöneten kişi halkına yalan söylüyorsa, yalan söylemeyi de sürdürüyorsa o kişinin bu millete toplu iğne ucu kadar faydası dokunmaz. Kendi cebini korur, yandaşının cebini korur, ama bu millete faydası olmaz.”