Saadet Partisi Saray Belediye Başkan Adayı Halil Gören Perşembe günü gazetemizi ziyaret etti.
Gören, son günlerde sosyal medyada ‘Saadet Partisi ve HDP İttifakı yapılıyor’ şeklinde yapılan paylaşımlar hakkında açıklamalarda bulundu. Gören,“ Saadet Partisi’nin oylarına talip oluyorlar. Bu oya talip olurken de karalayarak oluyorlar. İşin kötüsü tabandaki birlik ve beraberliği bozuyorlar. Birkaç günden beri bazı arkadaşların sosyal medya hesaplarında HDP ile Saadet Partisi’nin beraber afişlerinin dolaşması, beraber yine ittifak yaptılar söylemleri bize büyük rahatsızlık ve üzüntü veriyor”dedi.

“BİRKAÇ GÜNDEN BERİ BİZ UYKU UYUYAMIYORUZ”
Saadet Partisi Saray Belediye Başkan Adayı Halil Gören, son günlerde sosyal medyada ‘Saadet Partisi ve HDP İttifakı yapılıyor’ şeklinde yapılan paylaşımlar ve iddialar hakkında açıklamalarda bulundu. Gören şunları ifade etti:
“ Bugün basın iktidarın elinde tekelleşmiş durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan kime ne emrederse, ona göre yayın politikasını izliyorlar. O ne söylerse bu korkunç bir yere geldi. Yukarıdan aşağıya doğru sirayet ediyor. O diyor ki ‘şer ittifakı, zillet ittifakı’. ‘Şer ve zillet’ bu kelimeyi biz üzerimize alamıyoruz. Birkaç günden beri biz uyku uyuyamıyoruz. Sen bize ‘şer güç’ diyorsun. Zillet ne demek ya ben zillet miyim?  İşin en kötüsü bu tabana da indi. Şimdi birkaç günden beri Saray’ımızda yaşayan bir takım kişiler sosyal medyada paylaşıyor. Şu son Şanlıurfa olayını. Şanlıurfa olayında basından gördüğümüz kadarıyla oradaki HDP’li belediye başkan adayı ben ayrılıyorum diyor. Veznedaroğlu’nu destekliyorum diyor. O da Saadet Partisi’nin adayı. Ben onu destekliyorum diyor. Şimdi gördüğümüz kadarıyla burada bir ittifak yok. Kişi kendi ayrılıyorum diyor, bu kişiyi daha uygun görüyorum desteğim bunundur diyor. Şimdi sen bunu ittifak olarak gösterip tabanı da bunu dahil edemezsin. Birkaç günden beri Saray’da sosyal medyada HDP’nin ve Saadet Partisi’nin bayrağı birlikte paylaşılıyor. Akit Gazetesi ve Yeni Şafak Gazetesi taraf olmuş onların yanına geçmiş, ittifak var diyor. Devletin televizyonu ‘şimdi ittifak yaptılar, ileride bakalım nerede ittifak yapacaklar’ yine. Urfa çok farklı bir şehir, buralar aşiretlerin olduğu yerler. Bilemiyoruz, çok iyi tanımıyoruz. Oradaki Saadet Partisi’nin adayı belki bir aşiret lideriydi, konumu daha farklıydı.
“TABANDAKİ BİRLİK VE BERABERLİĞİ BOZUYORLAR”
HDP Türkiye’nin bir partisidir. İllegalse kapat o zaman. Mecliste yer verdin ve devlet hazinesinden para veriyorsun. Şuanda HDP devlet hazinesinden para alıyor. Saadet Partisi’nin oylarına talip oluyorlar. Bu oya talip olurken de karalayarak oluyorlar. İşin kötüsü tabandaki birlik ve beraberliği bozuyorlar. Birkaç günden beri bazı arkadaşların sosyal medya hesaplarında HDP ile Saadet Partisi’nin beraber afişlerinin dolaşması, beraber yine ittifak yaptılar söylemleri büyük bir rahatsızlık veriyor bize üzüntü veriyor. Böyle bir şey olsa, olsa böyle bir şey tamam sorun yok. Ama bir tane belediye başkanı istifa edip bizi destekliyorsa sen bunu ittifak olarak gösteremezsin. Biz bunun şuanda yanlış olduğunu, insanları kutuplaştırdığını söylüyoruz. Zaten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yukarıda bunlar ‘şer ittifakı’ ‘zillet ittifakı’ demesi bu milletin birbiriyle bağını koparıyor. Biz tabanda böyle değiliz ki. Biz her gün Ak Partili arkadaşlarla, İyi Partili arkadaşlarla konuşuyoruz. MHP’li arkadaşlarla da konuşuyoruz. Bir sorunumuz yok ki. Sorunu çıkaran yukarısı, tabanda bir sorun yok. Kimse kimseye zillet demiyor tabanda. Maalesef özellikle bu konudan sıkıntılıyız, rahatsızız. İnsanların birlik ve beraberliğini bozuyorlar. İnsanları birbirine husumet beslemeye götürüyorlar.
“DÜNYANIN HER TARAFINDA BORÇ PARA ALMAK İÇİN ÇARELER ARIYORSUNUZ”
Bu ülkenin sorunları var. Her şeyi satıyorsunuz, üretim bitmiş. Artık borç para bulmak için Katar’a gidiyorsunuz, Fransa’ya gidiyorsunuz, Çin’e gidiyorsunuz dünyanın her tarafından borç para almak için çareler arıyorsunuz. Ama bunun yanı sıra millet onları konuşmasın, millet onları görmesin. Nohutu, kuru fasulyeyi, samanı, soğanı dışardan alıyorsunuz. Bu konuları hiç gündeme getirmiyorsunuz. Ne gündemde ‘zillet’. Bu ortak olduğu veya yanına aldığı birçok kişiyle düne kadar her türlü birbirine hakareti yaptılar. Süleyman Soylu vardı, Numan Kurtulmuş da vardı, Devlet Bahçeli de vardı. Bunu herkes biliyor birbirine Tayyip Erdoğan’la konuşmalarını, hala Kılıçdaroğlu’na bazı hitaplarını. Bu milletin gözünün önünde oluyor. Neden yukarısı bir kavga ortamı oluşturmak istiyor. Kendi mazlumları oynuyor karşı tarafa hakaret ediyor. Bu tabana kadar iniyor. Tabanda da rahatsızlıklar ortaya çıkıyor.
NEDEN BİRBİRİMİZİ ÖTEKİLEŞTİRİYORUZ?
Bu memleket hepimizin. Ben Saray’da Belediye Başkan adayı olarak milli görüş zihniyetini temsil eden insan Saray’ımızın bir mozaiği var. Edirne’den Kars’a kadar insan var. Ben burada herkesin Belediye Başkanı olmak için çaba sarf ediyorum. Bana herkes oy verecektir. Edirneli de oy verir, Maraşlı da oy verir. Biz Saray’da beraber yaşıyoruz. Benim sıva işimi yapan insana ben demiyorum ki sen nerelisin, siyasi tercihini kimden tarafa kullanıyorsun? Tabanda böyle bir sorun yok. Biz her gün bu toplum içinde bütün siyasi partilerin üyeleri veya sempatizanı olan insanlarla otuyoruz, konuşuyoruz. Beraber yaşıyoruz. Beraber yaşadığımız bu toplumda neden birbirimizi ötekileştiriyoruz? Neden birbirimize itham ediyoruz?”