Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı Halil Gören Perşembe günü saat 15.00’da gazetemizi ziyaret etti. Gündemi değerlendiren, projelerini anlatan Gören, “Bugün en büyük sıkıntımız üretmemek. Daha önceden bizim bu bölgede köylerimizde Kavacık, Küçükyoncalı’da köylülerimiz üretim yapardı. Ürettiği şeyleri gelip Saray’da satardı. Ev ekonomisine katkı olurdu. Biz, Saray’ımızı üretime nasıl teşvik edebiliriz bunun üstünde çalışacağız” dedi.

“İSRAFI KALDIRACAĞIZ, GİDERLERİ AZALTACAĞIZ”
Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı Halil Gören Perşembe günü saat 15.00’da gazetemizi ziyaret etti. Seçime dair projelerini anlatan ve yerel gündemi değerlendiren Gören şunları ifade etti:
“Son günlerde görüldüğü kadarıyla Belediyemiz mevcut olan mahallelerindeki bazı arsa, tarlaları şuanda satışa çıkarmış. 28 Şubat’ta da satışlar olacakmış. Bu satışlar için Meclis tamamen yetki vermiş demek ki Başkanımıza. Giderayak bu kadar satışların olması bir de Saray Belediyesi’nin ısınmayla ilgili bir cihaz var. Bu cihaz bu bölgelerde çok kullanılan bir cihaz değil. Bu cihazla Belediyedeki arkadaşlardan duyduğumuz kadarıyla yeterli ısınma olmadığı söyleniyor. Bu cihazın yüksek maliyetleri olduğu söyleniyor. Ama bu 50-60 milyona da Saray doğalgaza kavuştu. Doğalgazdan daha düşük bir fiyata mal edilebilirdi diye düşünüyoruz. Giderayak Belediyenin mevcut olan birçok malı satılıyor. Bu bize sıkıntı veriyor Belediye Başkan Adayı olarak. Belediyemizin memuruna, işçisine maaş borcu olduğu söyleniyor. Pazartesi günü 1 trilyon civarında bankalardan kredi alındığı söyleniyor. Ödeme olarak bu cihazlara da ödeme yapılmış. Bir kısmı da personele maaşı içerde olanlara ödeme yapılmış. Şuandaki satışlarla da hepsini satsa da bu dönülmez. Çünkü Belediyemizde şu giderlerle, bu gelirle bu karşılanmaz. Karşılanması mümkün değil. O zaman giderlerin kesilmesi, en aşağıya çekilmesi lazımdı şuana kadar. Giderayak böyle bir şeyleri yapılması, tabi bu kadar Meclis neden yetki veriyor ki? Özelleştirme devam ediyor tarlaların ve arsaların satışı. Bu bizi bir endişeye sevk etti. Saray bizim hepimizin. Yarın içimizden bir başka arkadaş gelecek, Belediye başkanı olacak. Şuana kadar söylenen büyük miktarda Büyükşehir olduktan sonra Saray’ın mahallelerinden bayağı bir yer 100-150 taneye yakın tarla ve arsanın satıldığı söyleniyor. Biz daha önce de konuşmalarımızda söyledik, israfı kaldıracağız. Giderleri azaltacağız. Biz Saray’da nasıl giderler olduğunu biliyoruz. Saray’da şu giderlerle her gün tarla satsa yine kurtaramaz. Bir kere kadro şişti. Şuanda Belediyede personel sayısı 340 kişiyi bulmuş diyorlar. Bu da bizim Saray için çok yüksek bir rakam. Yüksek bir kadro. Belediyenin yaptığı işler ortada. Bu kadronun şişirilmesi tamamen partizanlık adına yapıldı. Hiçbir zaman Saray’da işçi alınacağı zaman şu branşta işçi lazım deyip te alınmadı. Herhangi bir formu yok, işlemi yok. Tamam ben seni aldım, sen işe girebilirsin. Bu da çok etik gelmiyor. Bu da Saray Belediyemizi bu son duruma getirdi.
“VATANDAŞIMIZIN SARAY’DA EN İYİ ŞEKİLDE YAŞAYABİLMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”
Yeni depolar yapılmasına rağmen biz hala çeşmelerden istediğimiz suyu içemiyoruz. Ben birkaç defa denedim, içemedim. Mecburen yine damacana su almaya devam ediyoruz. Suyumuz çok sert. Benim de evime hazır su geliyor. Saray’da birçok kişi hazır su içiyor. Bu suyun gözden geçirilmesi, rafine edilmesi gerekiyor. Bu sularla ilgili belirli bölgelerde çalışma yapılmış. Bu suyun depolanma, depolandıktan sonra bir kumun içinden geçip verimli bir dizayn yapıldıktan sonra Saray’a verildiği zaman herkesin rahatlıkla suyu içilebilecek seviyeye getirilir. Sertliğini kırmak bunlar teknik meseleler. Ama Saray’da suyu herkesin çeşmeden içmesi lazım. Biz Saadet Partisi olarak Saray’da iktidara gelirsek, vatandaşımızın Saray’da en iyi şekilde yaşayabilmesi için, damacana sudan kurtulması için çalışacağız.
“BUGÜN EN BÜYÜK SIKINTIMIZ ÜRETMEMEK”
Hattuşa’ya verilen su çıkan su 5 ise ona 2 buçuk 3 verilmiş. Orada başka bir proje götürene oradaki sudan verilebileceğini söylüyor Belediyedeki yetkililer. Bizim bununla ilgili yöremizde üretimi geliştirecek sıcak su seracılığı projemiz var. Toprağın altına çeşitli borularla sıcak suyu götürüp seracılığı burada geliştirip üretime dönmemiz lazım. Biz Belediye olarak buradaki vatandaşlara iş imkanı sağlayamadığımız zaman, onların hayatlarını idame ettirmesi için üretime teşvik etmediğimiz zaman sorunlar ortaya çıkar. Belediyeye bütün Saray’ın insanları dolduramayız. Ama böyle bir sıcak suyumuz var. Bu suyu Hattuşa’nın dışında biz Saray içinde kullanmak istiyoruz. Bugün en büyük sıkıntımız üretmemek. Daha önceden bizim bu bölgede köylerimizde Kavacık, Küçükyoncalı’da köylülerimiz üretim yapardı. Ürettiği şeyleri gelip Saray’da satardı. Ev ekonomisine katkı olurdu. Her gün açık olmak üzere halk pazarı dediğimiz köylü üreticimiz gelecek burada ürünlerini satacak. Mevcut olan Saray’a gelen marketlere de marul, kıvırcık alacaksa bizden alacak. Saray’ımızı üretime nasıl teşvik edebiliriz bunun üstünde çalışacağız.”
“SICAK SUDAN HALK HİÇ İSTİFADE EDEMEDİ”
Saadet Partisi İlçe Başkanı Hasan Mısırlı, “Çok zengin su kaynaklarına sahip bir ilçeyiz. İstanbul deniz suyunu bile arıtarak vermiş olmasına rağmen Terkos gibi yerel suları toplamasına rağmen biz Güneşkaya’dan doğal kaynak suyu şebekeye vermekteyiz. Kavacık tarafında bildiğiniz gibi taş ocakları var. Kireçli bir toprak yapısı olduğundan dolayı çıkan doğal kaynak suyumuz biraz kireçli ve sert. Bu çok basit az bir maliyetle bir iki mekanik filtreyle yumuşatıcı reçineden geçirilmek suretiyle çözülebilir. Suyumuz zaten doğal kaynak suyu. Örnek veriyorum şuandaki yüzde 70 sertlikten yüzde 40 sertliğe düşürülmesi doğrultusunda doğal kaynak suyumuzun damacana kalitesinde çeşmemizden akması mümkün. Sıcak su çıktı, Saraylı olarak biz bundan hiç istifade edemedik. Sadece Hattuşa denilen zengin bir firmaya kiralandı, halk bundan hiç faydalanamadı” ifadelerini kullandı.