Tekirdağ İl Umumi Hıfzısıhha Meclisi’nin 22 Nisan 2019 tarihli “mantar zehirlenmesi sonucu üzücü olayların yaşanmaması için doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi, bunun yerine kültür mantarı tercih edilmesi” açıklamasına benzer bir açıklama da bugün Sağlık Bakanlığından geldi. Bakanlık Saray’da Safaalan, Güngörmez ve Bahçeköy gibi mahallerinin en önemli geçim kaynakları arasında yer alan doğal alanda yetişen mantarların yerine kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiğini açıkladı. Geçtiğimiz günlerde konu hakkında görüşünü aldığımız Türkiye’de halen doğal mantarlar ve mantar toplayıcılığı konusunda yayında olan tek kitabın yazarı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdem, “Doğal mantarların tehlikeleri yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte iyi tanınan ve değerli, yenebilir 10-20 adet civarındaki mantarları ve zehirli 10 türü öğrenip ayırt etmek o kadar da zor değildir. Topyekün mantarları dışlamak yerine halkı yenebilir ve zehirli mantarlar konusunda bilgilendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır” açıklamasında bulunmuştu.

Mantarcılık Istranca Ormanlarında önemli bir geçim kaynağı haline gelmişken, devlet kurumlarından “doğal alanda yetişen mantarları kesinlikle toplamayın ve yemeyin” şeklinde açıklamalar gelmeye devam ediyor.
“DOĞADA YETİŞEN MANTARLARI KESİNLİKLE TÜKETMEYİN”
Sağlık Bakanlığından bugün yapılan açıklamada, Türkiye’de yağışların artması ile birlikte mantar zehirlenme vakalarında artış gözlendiğini belirtilerek, “Vatandaşlarımızın doğada yetişen mantarları kesinlikle tüketmemeleri gerekmektedir. Tüketme durumunda zehirlenme belirtileri görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir. Panzehirler, Ulusal Zehir Danışma Merkezi tarafından hastanelerde kullanılmak üzere hazır bulundurulmaktadır. Mantar zehirlenmelerinden korunmak için; doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarları tercih edilmelidir” denildi.
MANTARCILIK BÖLGENİN GEÇİM KAYNAĞI OLDU
Safaalan, Güngörmez ve Bahçeköy Ormanlarında, yani doğal alanlarda yetişen Porçini ve Padişah Mantarı bölge halkının geçim kaynağı olmuşken, devlet kurumlarından yapılan ‘doğal alanlarda yetişen mantarları toplamayın, yemeyin’ açıklamaları şaşkınlıkla karşılanıyor. Mantarlar konusunda uzman olan kişiler doğru yaklaşımın halkı yenebilir ve zehirli mantarlar konusunda bilgilendirmek olduğunu dile getiriyor.
“DOĞRU YAKLAŞIM MANTARLAR KONUSUNDA HALKI BİLGİLENDİRMEK”
Geçtiğimiz günlerde konu hakkında görüşünü aldığımız Türkiye’de halen doğal mantarlar ve mantar toplayıcılığı konusunda yayında olan tek kitabın yazarı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdem, bu tarz açıklamaların kopyala yapıştır olarak sıkça çeşitli kesimler tarafından dile getirildiğini belirterek, şöyle konuşmuştu:
“Ülkemizin doğal mantar cenneti durumundadır. Özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerimizde toplanan mantarlar tüm dünyada seçkin mutfakları süslemektedir. Mantarlar diğer hiç bir gıda grubunun içermediği özel maddeler içerir ve çoğunun tıp otoritelerince kabul edilmiş, bilimsel araştırmalara konu olmuş vücut direncini artırıcı, kanser ve tümör önleyici ve tedavi edici özellikleri vardır. Fakat ülkemizde zehirli mantarlar konusunda oluşturulmuş bir korku imparatorluğu vardır. Ülkemizdeki 3 bin mantar türünün içinde öldürücü zehre sahip iki elin parmakları kadar zehirli mantar nedeniyle halkı doğal mantarlardan uzak tutmak 21. YY’la uygun bir durum değildir. Doğal mantarların tehlikeleri yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte iyi tanınan ve değerli yenebilir 10-20 adet civarındaki mantarları ve zehirli 10 türü öğrenip ayırt etmek o kadar da zor değildir. Topyekün mantarları dışlamak yerine halkı yenebilir ve zehirli mantarlar konusunda bilgilendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.”