13 C
Saray

Nehir değil sanayinin kanalizasyonu

En Çok Okunanlar

Trakya’da sık sık kirliliği ile gündeme gelen Ergene Nehri’nin suyu analiz edildi. İçeriğinde siyanür, kadmiyum, kurşun, bakır gibi ağır metaller tespit edilen suyun kalitesinin 4’üncü sınıf olduğu ortaya çıktı. Nehrin kanalizasyon suyuna dönmüş durumda olduğunu belirten uzmanlar, bölgede tarım faaliyetlerinin yapılamadığını belirtiyor

Istranca Dağları’ndan doğan ve 283 kilometre yol kat ederek, Meriç Nehri ile birleştikten sonra Ege Denizi’ne dökülen Ergene Nehri, yıllardır kimyasal ve evsel atıklar nedeniyle çevreye zehir saçıyor.
SİYANÜR, AZOT, KROM, ÇİNKO, BAKIR, DEMİR..
Uzunköprü Belediyesi, Ergene Nehri’nde yaptırdığı su analiz raporunu açıkladı. Raporda, nehrin kimyasal oksit su ihtiyacının yüksek ve su kalitesinin 4’üncü sınıf olduğu belirtildi. Nehir suyunda ayrıca, az da olsa siyanür, azot, krom, çinko, bakır, demir de bulundu.
“TEHLİKELİ BİR DURUM OLDUĞU GÖRÜLÜYOR”
Raporu değerlendiren Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Ergene Nehri’ndeki suyun çok kirli olduğunun sonucuna varıldığını söyledi. Tecer, “Dikkat çeken başka bir veri de azot konsantrasyonlarının yüksek olduğunu görüyoruz. Bu da o bölgedeki tarımsal faaliyetlerden ve organik atıklara dayalı endüstrinin fazla olmasından kaynaklanan bir durumdur. Biliyorsunuz azot, denizlerde müsilaja sebebiyet veren nutrient maddedir. Bunların fazla olması, organik kirlilik açısından tehlikeli bir durum olduğunu gösteriyor” dedi.
Ağır metallerde çok kirli bir su sınıflamasına ilişkin veriler göremediğini söyleyen Tecer, “Toplam krom burada biraz dikkat çekiyor. O bölgeyi, üçüncü sınıf su kalitesine kadar düşürmüş durumda. Fakat biliyoruz ki, bu bölgede Ergene Nehri ve kollarını besleyen derelerde evsel atık suların, sanayi atık sularının, tarımsal gübrelerin ve besin maddelerinin deşarj edilmesine bağlı yoğun bir kirlilik yaşanıyor. Uzunköprü’deki analiz sonuçları da farklı bir şey söylemiyor aslında” dedi.
“BÜTÜN TRAKYA’YI ZEHİRLİYOR”
Trakya Çevre Platformu sözcüsü avukat Bülent Kaçar, Ergene Nehri’nin kirliliğiyle bölgeyi ve tarım arazilerini tahrip etmeye devam ettiğini söyledi. Kaçar, “Nehir suyunda yapılan analiz sonucu şu an siyanür, dünyanın en tehlikeli ağır metali olan kadmiyum, kurşun, bakır, demir, azotlu akması nedeniyle kanalizasyon suyu haline gelmiş durumda. Ergene Nehri’ndeki akan zehirli su, Ege Denizi’ne akarak bütün Trakya’yı baştan başa zehirlemeye maalesef devam ediyor” diye konuştu.
“300 BİNE YAKIN TARIM ARAZİSİ TEHLİKE ALTINDA”

Ergene Nehri Havzası’nda 300 bine yakın tarım arazisi ile yer altı içme suyu kaynaklarının da tehdit altında olduğunu hatırlatan Kaçar, “Ergene, Trakya’nın tek akan iç su kaynağıdır. Şu an sadece Uzunköprü bölgesinde bu kirlilik sebebiyle 30 bin dönüm arazinin kullanılamadığı, sulu tarım yapılamadığı, uzmanlarca dile getiriliyor” dedi.
Kaçar sözlerine şu şekilde devam etti:
“Yer altı sularına karışan kirli Ergene suları, ağır metalli, siyanürlü, kadmiyumlu su aynı zamanda içme suyu varlıklarımız tehdit ediyor. Trakya’da ciddi ve yaşamsal bir tehdit gelecek kuşaklara maalesef 1970 yılından bu yana, bu kirlilikle taşınıyor. Sanayi tesisleri arttıkça bölgemizdeki bu zehir akan nehir maalesef bizi öldürmeye devam edecek.” 

- İrmet Hospital -spot_img

Benzer Haberler

- Advertisement -spot_img

Saray'dan Haberler