Odun kömürü yapan işçiler yazın kavurucu sıcaklarda ateş karşısında duman ve ise aldırış etmeden ekmek parası kazanmaya çalışıyor. Odun kömürü işinin Dünya’da yapılacak son işlerden biri olduğunu ifade eden odun kömürü yapımı ustası Ersin Duran, ‘Yaşamak için bu mücadeleyi vermeliyiz’ diyor.

Vize’ye bağlı Aksicim Köyü’nde geçimlerini odun kömüründen sağlayan vatandaşların yüzünden kömür karası eksik olmuyor. İşçiler atalarından kalma yöntemlerle odun kömürü üretimi yapıyor.
BAŞKA GEÇİM KAYNAĞIMIZ KALMADI
Yapımı zorlu bir uğraş gerektiren odun kömürünün üretiminde çalışan işçiler, emeklerinin karşılığını alamamaktan şikayetçi. İktidarın hayata geçirdiği politikalarla orman köylülerine darbe üstüne darbe vurduğunu ifade eden odun kömürü yapımı ustası Ersin Duran, “Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında koru kesimine yani  ferahlandırma yönetime geçildiği için maliyetlerimiz çok yükseldi. Şuan 1 ton odunun bize köylüye maliyeti kesimi, çekimi, mazot- benzin fiyatları 110/120 TL’ye mal olmaktadır. Biz bunu en yüksek fahiş fiyatla 150-160 TL arasında satıyoruz. Ama alıcı yok. Türkiye Cumhuriyeti’nde fırınların hepsi doğalgaza döndüğünden dolayı ve evlerde kalorifer sistemleri olduğundan dolayı artık orman köylüsünün hali perişan. Son çare olarak şu gördüğünüz mangal kömürünü üretmek zorundayız. Yaşamak için bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ve bu da alın teri ile oluyor. Kazancımız, yıllık kendi hakkımıza 100 ton odun üretiyorsak, bundan 20 ton yani 10-15 bin TL civarında bir emek parası bize kalmaktadır. Devletin bize sunmuş olduğu en büyük sıkıntılardan biri de biz 1 ton kömüre 520 TL siter nakliye ödüyoruz. Bu da bizim belimizi büküyor” dedi.
18 GÜNLÜK YOĞUN EMEK
Odun kömürü yapımı hakkında bilgi veren Duran, şu bilgileri paylaştı:
“Odun Kömürü yapmak için genç meşe, gürgen vs. uygun ağaçlar zaten bölgemizde mevcut. Bu ağaçlar kış kesimidir, erken kesim yapılır. Ormandan sırtla traktörlere taşınır. Traktörlerle torluk yerlerimize getiririz. En uygunu 3-4 ay odunun beklemesidir. Torluğa getirdiğimiz zaman 1’er metre boyunda kesiliyor tekrardan bir emek.  Ve 1 metre boyundaki ağaçlar Kızılderili çadırı gibi çatılıyor. Herkes kendi bütçesine göre 10 ton,20 ton çatıyor. Hali vakti daha düzgün olan arkadaşlarımız 50 -100 ton çatıyor. Bu Kızılderili çadırı çok meşakkatler içinde oluyor. Kızıldereli çadırı biçiminde çatıldıktan sonra bunun üzerine yaprak, çeltik sapı veya saman 20 -25 cm boyunda o atılmaktadır. Ve yıllardan beri kullanmış olduğumuz çok eski tarihi toprağımız 10 cm boyunda da o atılır. Komple Kızıldereli çadırı sarılır. Onun zirvesinden ateş salınır. İlk 3-4 günü dolma dediğimiz magmayı devamlı doldurduğumuz bir sistemdir. Minimum 10 gün, maksimum 17-18 gün boyunca çok ağır şartlar içinde bu işlem sürer. Yoğun bir emeğin ardından odun kömürü hazır hale gelir. Dünyada yapılacak en son iş ama orman köylüsüysek elimizdeki imkanlarla yaşam mücadelesini vermek zorundayız.”

PARAYI ARACILAR KAZANIYOR
Toptancılara sattıkları odun kömürünün vatandaşa gelene kadar 2 kat fiyat artığı yaşadığını ifade eden Duran, “Yaptığımız malı da genelde İstanbul piyasası kaldırıyor. Doların yükselmesiyle yurtdışından gelen kömürün çok fahiş fiyatlara gelmesinden dolayı ithalatlar durduruldu. İç piyasa canlandı ama maliyetlerimiz yüksek. İlk etapta 2-2,5 TL üretim imalattan satışımız vardı. Şuanda kilosu 2TL bandında. Hatta 1.70,1.80 TL bandına düştü. Kazançlarımız çok aşağı oldu. Bunun üzerine 50 kuruş kilo bazında ormaniyesi var. 15-20 kuruş bunun doldurma masrafı var. Yüksek maliyetlere üretilmiş bir mangal kömürü ama halka gelene kadar 5 TL’yi buluyor. Bizim öyle bir kazancımız yok” dedi.