Cumhur İttifakı kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi’nden Saray Belediye Başkan Adayı olan Özkan Yaman’la adaylık sürecine dair geniş kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Saray’da siyasi yelpazenin bütün renklerinden oy alabilecek bir aday olduğunu ifade eden Özkan Yaman, “Benim derdim küçük hesapları göze almaksızın Saray’a, Saray halkına hizmet etmek. İkinciliği kabul etmediğim için bugün adayım. Saray halkının bu seçim sürecinde iki şeye özen göstereceğine inanıyorum. Birincisi karşımıza çıkan adayın güzelliği. İkincisi adayın çalışkanlığı, başarabilecekleri ve yapabilecekleri. Saray halkı inşallah takdir ederde sen bu göreve layıksın derse, sonuna kadar o mücadeleyi bırakmayacağım. Saray için elimden gelenin fazlasını yapacağımı beni tanıyan herkes biliyor” açıklamasında bulundu.
Belediye Meclis Üyeliği listesinin belirlenmesinde Ak Parti’ye açık kapı bırakan Yaman, “Elimizden geldiği kadar bu konuda da yapıcı olmaya özen göstereceğiz” dedi.

MHP Saray Belediye Başkan Adayı Özkan Yaman’la gerçekleştirdiğimiz röportaj şu şekilde:
Cumhur İttifakı kapsamında MHP’den Saray Belediye Başkan Adayı oldunuz. Bu süreç nasıl gelişti, adaylık size nasıl geldi?
Adaylık süreci 15 gün önce MHP Tekirdağ İl Başkanı İlker Bey’in beni ziyaretiyle başladı. İl Başkanı İlker Bey, İlçe Başkanı Lütfü Mercan ve İl Yönetiminden Ercan Bey’le birlikte beni ziyaret edip ‘Özkan bey biz Cumhur İttifakı kapsamında Tekirdağ ilinde 2 tane ilçeye talibiz. Bunların içerisinde 1 tanesi Saray. Muhtemelen de yüzde 90 biz Saray’da Milliyetçi Hareket Partisi’nden aday çıkarıyoruz. Cumhur İttifakı adı altında adayımız olur musunuz?’ teklifinde bulundular. Ben de onore oldum tabi. ‘Bu güzel teklif için teşekkür ederim. Böyle bir süreç zarfında eğer Cumhur İttifakı Saray’da tek aday çıkarıp da Milliyetçi Hareket Partisi aday çıkaracak konumdaysa neden olmasın’ diyerek memnuniyetle bu teklifi kabul ettim.

Sizin aday gösterilmenizin özel bir nedeni var mı? Adaylığınız belirlenirken bir saha çalışması yapmışlar mı?
Bildiğim kadarıyla il ve ilçe yönetimi bir saha çalışması yapmış. Saha çalışmaları nasıl ilerledi, vatandaşa hangi sorular yönetildi tam bilemiyorum. Ama bana ‘bu süreçte senin de adın ön plana çıktı biz seni aday adayı görmek istiyoruz, adayımız olur musun?’  teklifi ile gelindi, ben de kabul ettim. Onun ötesinde benim de pek bilgim yok. 15-20 gün öncesine kadar böyle bir Cumhur İttifakı Saray’da olabilir mi sorusu da kafamızda yoktu. Çünkü iki parti de kendi adayını çıkarır diye hep bir düşünce lanse ediliyordu. Cumhur İttifakında MHP adayı olmam benim için de sürpriz oldu tabi, beklemediğim bir konuydu. Benim daha önce ne Ak Parti’ye belediye başkanlığı aday adaylık formum var ne de Milliyetçi Hareket Partisi’ne var. İki taraftan da aday olmadım. Naçizane kenarda her üyemizin olduğu gibi ben de partili üye olarak bekliyordum. Ama teklif gelince tabi insan seviniyor.
Cumhur İttifakı’nda MHP ve Ak Parti ile birlikte bir mücadele vereceksiniz. Saray’a baktığınız zaman 30 yıla yakın CHP’nin yerel iktidarı var. Ak Parti’nin de MHP’nin de standart oyu var gibi görünüyor. Saray’da CHP sürekli kazanıyor, kazanır havası var. Siz bunu nasıl görüyorsunuz? Şansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bana teklif geldiğinden beri hep kafamda düşündüğüm tek şey bu. Biz bir şekilde Saray’da seçimi almak adına birincisi güzel bir adayla sahaya inmemiz lazımdı. Saray’da yaşayan herkesten oy alabilecek, siyasi yelpazedeki bütün seçmenlere hitap edebilecek mantıklı bir adayla yola çıkılması gerektiğini uzun bir zamandır savunan bir insandım. Tabi insan kendine dönüp baktığında kendini sever, bu her insanın doğasında var. Ben de kendimi seviyorum. Çalışkan, üretken biri olduğuma inanıyorum ve 30 senedir çarşıda Saray halkına hizmet veriyorum. Bu 30 senelik hizmetin içerisine baktığım zaman bana gelen müşterilerim olsun, birlikte çalıştığımız insanlar olsun bakıyorum bir partiyi gözetmeden bana alışverişe geliyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri sanıyorum güler yüzlü olmam, iyi niyetli olmam ve yaptığım ticareti de hiçbir zaman partiyi gözeterek iş yapmıyor olmam. Benim için insan önemli, parti çok da önemli değil. Saray’a baktığımız zaman CHP gibi çok büyük bir güç ile karşı karşıya olduğumuzun ve zor bir dönemecin içine girdiğimizin farkındayım. Ama elimizden geleni yapmak zorundayız. Hep derler ya ‘bu taşın altına elimi bende koyacağım’ diye. Madem iyi insanım, buna yürekten inanıyorum, etrafıma baktığım zaman da kötü bir tepkiyle karşılaşmıyorum o zaman bende elimi taşın altına koymalıyım. 3 yıldır, yaklaşık 38 ay Adalet ve Kalkınma Partisi’nde İlçe Başkanlığı görevini yürüttüm. 4 tane seçime girdim. Çok zor dönemeçleri geçirdim Ak Parti’de. 15 Temmuz hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. 27 gece sürekli bunun nöbetçiliğini, bekçiliğini yaptık. Bu dönem içerisinde de gelen tepkilere baktım. Yani bir CHP’li olsun, diğer partilerden olsun Saraylı vatandaşlarımızdan kötü bir tepkiyle de karşılaşmadım. Bana biri demedi ‘ya Özkan sen ne biçim adamsın veya sen nasıl bir insansın böyle ilçe başkanlığı mı yapılır?’ Ben bunu hiç kimseden duymadım. Aksine bıraktığım gün ‘abi ne gerek var neden bıraktın ne güzel başkandın, çok güzel bir örnektin, çok güzel bir temsilciydin, iyi bir insandın’ söylemleriyle karşı karşıya kaldım. Bu insana mutluluk veriyor. Çıkacağımız yolda da gereken şey zaten bu. Saray’a hizmet konusu çok önemli benim için. Diyeceksiniz ki 3 yıllık Ak Parti İlçe Başkanlığı döneminde ne faydan oldu Saray’a? Benim en büyük faydam Sosyal Güvenlik Kurumu’nu(SGK) Saray’a getirmiş olmam. Kendi iş yerime getirip, 2 yılda ücret almadan bedelsiz bir şekilde onlara yerimi kiraya vermem. 4 yıldır Saray’a açılması istenen SGK’yı benim başkanlık dönemimde, benim desteklememle SGK’yı buraya getirebilmiş bir insanım. Ben Belediye Başkanlığında da yapabileceğim hizmetler konusunda da hayallerim o kadar geniş ki, akıl alacak derecede değil. Elimi neye koysam sonuna kadar bu işi başaracağıma inanıyorum. Saray halkı inşallah takdir ederde sen bu göreve layıksın derse, inşallah sonuna kadar o mücadeleyi bırakmayacağım. Çünkü elimden geleni yaparım. Saray halkının karşısına iki tane aday çıkıyor şu an net belli. Biri Özgen Erkiş arkadaşımız, biri Özkan Yaman. Halkın ikisini bir arada alıp tartacağına ben inanıyorum, halkın her yönüyle karşılaştırıp doğruyu bulacağına inanıyorum. İkimiz de güzel insanız, iki parti adına çok güzel insan çıkıyor sahaya. İnşallah, bundan sonra seçmenimizin de kendine göre düzgün, doğru kararı vereceğine inanıyorum.
İlçe Başkanlığı döneminde yapıcı ve uzlaşmacı bir siyaset tarzı izlemiştiniz. Seçim döneminde de bu siyasi tarzınız devam edecek mi?
Aynı çizgiyi koruyacağıma inanıyorum. Bana iyi veya kötü eleştirilerde bulunanlar illaki olacaktır. Ben kötüye hiçbir zaman kızmıyorum. Niye, bir insanı herkes sevmek zorunda değil. Bir yöneticiyi herkes kabul etmek zorunda da değil. Zaten yüzde yüz memnuniyetin olabilmesi, bir insanı herkesin sevebilmesi garip geliyor bana. Arada sevilmeyenler de olacak. Bunu bileceğiz ve kendimize de çok güvenmeyeceğiz, ben süper insanım moduna girmememiz lazım. Benim hiçbir zaman hiç kimseye kızmamak gibi bir huyum var. Sonuçta hepimiz Allah’ın birer kuluyuz. Rabbim ne eylerse, güzel eyler. Düne kadar hiçbir muhabbetim olmayan bir konuda bugün nerelerdeyiz. Şuanda Cumhur İttifakı’nda Milliyetçi Hareket Partisi’nden başkan adayı oldum. Kısa dönemde karar verilen bir konumdayım. O yüzden ters tepki verilecek yanım da yok. Yapmak istediklerimle halkımızın karşısındayım. Bu konuyla ilgili görev verilirse elimden gelen bütün çabayı sarf edeceğim, hiç kimseyi kırmadan üzmeden.
Adaylığınızın Ak Parti tarafında bir kırgınlığa yol açacağını düşünüyor musunuz?
Ak Parti tarafıyla bir kırgınlık olacağını düşünmüyorum. 3 yıl Ak Parti’de ilçe başkanlığı yaptım. Niyetimin ne olduğunu, insanlığımın ne olduğunu, nasıl çalıştığımı ve hayata bakışımı hepsini Ak Parti seçmeni biliyor. O yüzden Ak Parti seçmeninin bana karşı bir tavır alacağını zannetmiyorum. En azından 38 ayda beni tanımış olmalarını düşünüyorum, tanıdıklarını biliyorum. Ama ufak tefek fevri çıkışlar olacaktır bu normal. Zaten dedim ya az önce olmaması abes kaçar. Bir işe kalkıştığın zamanda hiç ses soluk çıkmıyorsa, işte gerçek tehlike bence orada. Ak Parti seçmenine inancım, saygım sonsuz. Ben hiçbir zaman Ak Parti seçmeninin bana karşı tavırlı olacağını zannetmiyorum.
Yola çıkarken bazı hesaplar, oy hesaplaması illaki yapıyorsunuzdur. Geçmiş yerel ve genel seçimlerin verileri ışığında oy beklentiniz nedir?
Seçim süreçlerinde bütün partiler, adaylar ve seçmenler için oy hesaplaması önemli konular arasında yer alıyor. Her aday bir yola çıktığında arkasında bir güç hisseder. O güç seçmenin vermiş olduğu oy potansiyelidir. Bunlar matematiksel konular ve siz istemeseniz de karşınıza çıkıyor, masanıza geliyor. Ama ben seçimin masada bazı hesaplar yaparak değil, halkın içinde çalışarak, halkı ikna ederek ve seçmeni doğru adaya yönlendirerek kazanılacağını düşünüyorum. Ben bu yola çıkarken çok da oy hesaplarını göze almadım. Benim derdim küçük hesapları göze almaksızın Saray’a hizmet. İkinciliği kabul etmediğim için bugün adayım. Saray halkının bu seçim sürecinde iki şeye özen göstereceğine inanıyorum. Birincisi karşımıza çıkan adayın güzelliği. İkincisi adayın çalışkanlığı, başarabilecekleri ve yapabilecekleri. Onun dışında oyu ben çok baz almıyorum. Eğer nasibimizdeyse, alnımıza yazılıysa bu her türlü olacaktır diye inanıyorum. Ben varım. Sonuna kadar da bu iş için çalışacağım.
CHP’nin Saray’da önemli bir oy potansiyeli olduğunu görüyorsunuz. CHP’den oy alabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Onu ben halka bırakıyorum. İşte diyorum iki güzel insan. Saray için 2 tane mükemmel adam. Biri Özkan, biri Özgen. Artık bunun değerlendirmesini kendileri yapacak. Şöyle bir geriye doğru yaslanacaklar,  ikimizi de maziye doğru, geriye doğru bir saracaklar. Neler yaptıklarımızı, başardıklarımızı kafalarında tartacaklar. Bakıp düşünecekler çünkü en önemlisi o. Söyleme baktığımız zaman her iki tarafında kendine özgü bir sürü projesi olacak. Saray ile ilgili yapacağı şeyler olacak. Biz bunları zamanında geçmişte çok dinledik. Her türlü yapısal olayı dinledik ama neticeye baktığımız zaman hiç de bir şeyin olmadığını da gördük. CHP seçmeni adayın güzelliğiyle birlikte, aday yapıcı mı, çalışkan mı, Saray’a bir şey katabilir mi sorularına yanıt vermeli. Bence düşünce ön planda olursa ben CHP’de gerçekten Saray’ı düşünen arkadaşlarımızın, abilerimizin, ablalarımızın, büyüklerimizin ve küçüklerimizin doğru seçimi yapacaklarına inanıyorum. Bu seviyede partiden ziyade kişilerin düşünülmesi lazım. Çünkü ikimiz de Saray için bir değeriz aslında. Özgen de Saray’ımız için bir değer ben de Saray için bir değerim. Bence bu değerleri doğru bir şekilde değerlendirip mutlu sona inşallah ulaşacağız. Sonuçta hep söylüyoruz kazanan Saray olacak.

Herkes Belediye Meclis Üyesi adaylarının nasıl belirleneceğini merak ediyor. Listenizde Ak Parti’den isimler olacak mı?
Şuan için kesin bir yanıt veremeyeceğim. Çünkü bu Perşembe günü Ankara Genel Merkezde bir tanıtım toplantısından sonra oturacağız hep birlikte arkadaşlarla önemli konular üzerinde görüşmelerimize başlayacağız. Ondan sonra bu konular tekrar gündeme alınarak hızlı bir şekilde Meclis sıralamamızı her iki tarafa zarar vermeyecek bir şekilde hazırlayacağız. Saray’a hakikaten değer katacak, Saray ile yoğrulup 5 yılını hiçbir şekilde gözetmeksizin emek harcayacak arkadaşlarla güzel bir meclis listesi oluşturmak istiyoruz. Elimizden geldiği kadar bu konuda da yapıcı olmaya özen göstereceğiz. İnşallah başarırız.