REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Saray Gazetesi

Öztrak: “Tencerede aş değil dert kaynıyor”

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Öztrak: “Tencerede aş değil dert kaynıyor”
141
23 Haziran 2020 - 12:07
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, düzenlemiş olduğu basın açıklamasında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, “Bu iktidarın elinde sofralarımızın bereketi kaçtı. Mutfaktaki tencereler boşaldı. Vatandaşlarımız pazarda tezgâhlara, markette raflara artık elini uzatamaz oldu. Her şey ateş pahası… Yaz geldi ama sebzenin, meyvenin yanına hala yanaşılmıyor. Hafta sonu bir markete gittim. Sivri biberin kilosu olmuş 12 lira, yeşil fasulyenin kilosu olmuş 12,5 lira. Barbunyanın kilosu 14,5 lira. Yeşil eriğin kilosu 14,5 lira. Kayısının kilosu 12,5 lira. Şeftalinin kilosu 10 lira. Kirazın kilosu da 20 lira. Bir kalıp beyaz peynir 36 lira. Etin fiyatını söylemiyorum bile. Milletimiz mevsiminde bir taze fasulye pişireyim, içine birazcık da et koyayım, yanına bir de pilav yapayım,  üstüne çocuklarla bir tabak da kiraz yiyelim dese, gerekenleri almaya, neredeyse küçük bir servet harcaması lazım. Vatandaşın tenceresinde aş değil, dert kaynıyor!” dedi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, dün MYK sürerken düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “Dün gece Bursa’da bir sel felaketi yaşandı. Beş yurttaşımız hayatını kaybetti. Bir yurttaşımız hala kayıp. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Kayıp yurttaşımızın bir an evvel bulunmasını ve zararların devlet tarafından telafi edilmesini bekliyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız, iki Genel Başkan Yardımcımız oradalar, durumu yakından takip ediyorlar ve Genel Merkezimizi de, Genel Başkanımızı da sürekli bilgilendiriyorlar. Bursalı vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞIYLA KUMAR OYNANIYOR
Yine hafta sonunda, Kuzey Irak’ta bölücü terör örgütüyle yürütülen mücadelede bir Mehmetçiğimiz şehit oldu. Şehidimize Allah’tan rahmet, acılı ailesine ve milletimize sabır diliyorum. Hafta sonu 1 milyon 670 bin öğrencimiz LGS sınavına girdi. Öğrencilerimiz, velilerimiz okul bahçelerine balık istifi dolmak zorunda kaldılar. Ne sosyal mesafe kaldı, ne de diğer tedbirler… Veliler, öğrenciler haftalardır buna bir çözüm bulunsun diye uğraştılar. Ama saray ahalisine ve kibirli sahibine bir türlü seslerini duyuramadılar. Çocuklarımızın sağlığıyla büyük bir kumar oynanıyor. Sonra havuz medyasının dolma tüfek yandaş yorumcuları devreye sokuluyor. Başlıyorlar milleti sorumsuzlukla suçlamaya. ‘Neden yüzüne maskeyi, kafana da sosyal mesafeyi takmıyorsun’ diye aziz milletimize yüklendikçe yükleniyorlar. Ama yöneticilerin hiçbir kusuru yok. Süreci yönetenler gayrı ciddileşirse, gerekli önlemleri almazsa vatandaş buna ne yapsın?
SARAY VE BAKANLAR ALDIKLARI VEBALİN FARKINDA MI?
Müflis bezirgan siyaseti Türkiye’de zirve yapıyor. Her şey bir yana; Sarayın kibirlisi, Sağlık Bakanı, Milli Eğitim Bakanı üzerlerine aldıkları bu vebalin farkındalar mı? Hiç sanmıyorum. Bu hafta sonu da 2 milyon 433 bin öğrencimiz YKS sınavına girecek. Umarız bu hafta yetkililer çok daha dikkatli olur. Ve benzer görüntüler yaşanmaz. Lütfen sınavlarda kazanan virüs değil, çocuklarımız ve çocuklarımızın sağlığı olsun.
TEST SAYISI AZALTILARAK HASTA SAYISI DÜŞÜRÜLMEK İSTENİYOR
Son dönemde, salgınla mücadelede Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu’nun çelişkili ifadeleri dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı hekimlerin test taleplerine kısıtlama getirdi. ‘Hastayla teması olan ancak belirti göstermeyenlere’ artık test yapılmayacakmış. Hasta olmayan taşıyıcılarda dikkate alınmayacakmış. Anlaşılan test sayısı azaltılarak, hasta sayısı düşürülmek isteniyor. Sağlık Bakanı, her gün milleti ‘tedbir almıyorsunuz’ diye suçlayıp duruyor. Peki test sayısını çoğaltmak gerekirken böyle bir ortamda azaltmak nereden çıktı? Almanya’da her 1 milyon kişi için yapılan test sayısı 60 bin. Bizde 35 bin. Yarı yarıya… Sarayın kibirli sesi bile ‘hastalıkla mücadelede mevzi kaybediyoruz’ diyor. Ama mücadelede en önemli tahkimat olan test sayıları bir türlü artırılmıyor. Biz hükümeti bir kez daha uyarıyoruz: Bugün tedbirleri gevşetenler, yarın takdire bahane aramasın.
NE ALLAH’TAN KORKTULAR NE KULDAN UTANDILAR
Millet evine tek maaş götüremezken, milletin sırtından üçer, beşer maaş devşirmeye çalışan Saray sosyetesi mensuplarını gördük. Şu salgın döneminde bile hiç sıkılmadan kamu bankalarının yönetim kurullarını talan ettiler. Bütçeyi bitirdiler. Şimdi, tüyü bitmedik yetimin hakkı olan milyonlarca doları, kayınpederin ve damadın başında oturduğu Varlık Fonu eliyle, şirket ve banka kurtarmaya harcıyorlar. Ne Allah’tan korktular, ne de kuldan utandılar. Anadolu irfanının gür sesi Âşık Mahzuni’nin dediği gibi: Milletin sırtından doyan doyana, bunu gören yürek nasıl dayana, yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi? Söylemesem mi?
TENCEREDE AŞ DEĞİL DERT KAYNIYOR
Bu iktidarın elinde sofralarımızın bereketi kaçtı. Mutfaktaki tencereler boşaldı. Vatandaşlarımız pazarda tezgâhlara, markette raflara artık elini uzatamaz oldu. Her şey ateş pahası… Yaz geldi ama sebzenin, meyvenin yanına hala yanaşılmıyor. Hafta sonu bir markete gittim. Sivri biberin kilosu olmuş 12 lira, yeşil fasulyenin kilosu olmuş 12,5 lira. Barbunyanın kilosu 14,5 lira. Yeşil eriğin kilosu 14,5 lira. Kayısının kilosu 12,5 lira. Şeftalinin kilosu 10 lira. Kirazın kilosu da 20 lira. Bir kalıp beyaz peynir 36 lira. Etin fiyatını söylemiyorum bile… Milletimiz mevsiminde bir taze fasulye pişireyim, içine birazcık da et koyayım, yanına bir de pilav yapayım,  üstüne çocuklarla bir tabak da kiraz yiyelim dese, gerekenleri almaya, neredeyse küçük bir servet harcaması lazım. Vatandaşın tenceresinde aş değil, dert kaynıyor!
UCUBE REJİM İKİ YILDA 100 MİLYAR DOLARA MAL OLDU
Halep oradaysa, arşın da burada… Ucube tek adam rejimine geçtiğimiz sadece son iki yılda, milli gelirimiz 100 milyar dolar eriyerek 754 milyar dolara düştü. Bu yıl 700 milyar doların da altına düşecek bu milli gelir sadece bu ucube tek adam parti devleti rejimi süresince. 2017’nin sonunda dünyanın en büyük 17. ekonomisiydik. Ucube tek adam rejimi sayesinde 2019’da 19. sıraya düştük. İki yılda iki basamak birden geriledik.
20 YIL DÖN DOLAŞ, AYNI YERDEYİZ
Bu yılın sonunda muhtemelen İsviçre’yle yer değiştirip 20. sıraya düşmemizde kaçınılmaz olacak. Erdoğan yönetimi 18 yılda, ülkemizi 20 yıl önceki seviyesine düşürecek. Hem de çok daha fazla borçla… Geçmiş tüm Cumhuriyet hükümetlerinin mirasını, elde avuçta kalan her şeyi satmış, rehin etmiş bir ekonomi olarak. 20 yıl döneceğiz, dolaşacağız sonunda aynı yere geleceğiz bir mesafe kat etmemiş olacağız. Bir arpa boyu yol gitmemiş olacağız.
DEMOKRASİ VE YARGI TARİHİMİZİN KARA GÜNÜ
Böyle ucube bir rejimle bu güzel ülke nasıl kalkınır? Aş, iş nasıl büyür? Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Cumhuriyetin kurucu babaları bunu görmüş ve yeni devletin temelini adalet üzerine inşa etmiş. Onun için mahkeme salonlarında ‘Adalet Mülkün Temelidir’ diye yazar. Ama Saray adaletin terazisinin ayarını bozuyor, 12 Eylül darbecilerinin bile yapmadığını bugün yapmaya hazırlanıyor. Baroları bölüp, parçalamaya uğraşıyor. Baro başkanlarının neredeyse tamamı söz konusu düzenlemeye karşı itiraz ediyor. Saray ise bu sesi duymuyor. Vatandaşın savunma hakkına göz dikilen bir ülkede adalet olur mu? Adaletin olmadığı yerde mülk olur mu? Huzur ve refah olur mu? Baro başkanları tepkilerini dile getirmek için yürüyüş yaptılar. Anıtkabir’e gitmek istediler ama Başkent’in girişinde polis barikatlarıyla durduruldular. Avukatlarla kanunsuz emre uyan polisler arasında arbede çıktı. Bu bugün hem Türk demokrasi tarihinde, hem de yargı tarihinde kapkara bir gündür. Polis engellemesine gerekçe olarak sadece ‘Valilik izin vermedi’ diyor. Oysa Ankara Barosu Başkanı’nın açıklamalarına göre Valiliğe yazılı olarak bilgi verilmiş. Herhangi bir ret cevabı da gelmemiş. Tekrar ediyoruz: Barışçıl gösteri ve yürüyüş devletin lütfu değil, bir vatandaşlık hakkıdır! Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukuk devleti için, savunma hakkı için mücadele veren ‘gerçek hukuk insanlarının’ her zaman yanında olacağız.
4 MİLYAR DOLAR VERDİK, ORTADA NE UÇAK VAR NE KULLANILABİLEN FÜZELER
Saray hesabı kitabı bilmediği kadar, hesap vermeyi de sevmiyor. Biz yine de milletimiz adına soralım. F-35 uçakları için Amerika Birleşik Devletleri’ne şu ana kadar 1,5 milyar dolar verdik. Uçakları alabildik mi? Alamadık. S-400 hava savunma sistemleri için Rusya’ya 2,5 milyar dolar verdik. Şimdi bu savunma sistemlerini kullanabiliyor muyuz? Hayır. İktidar iki cami arasında bînamaz kaldı. Milletin cebinden 4 milyar dolar çıktı; elde ne uçuracak uçak var, ne de kullanılabilen füzeler. Şimdi bu dört milyar dolar ne olacak?
REÇETE BELLİDİR
Bir defa daha söyleyelim: Ülkemizin dünyanın en büyük 10 ekonomisinin arasına girmesinin reçetesi bellidir. Önce işe; hukukun üstünlüğüyle, bağımsız yargıyla, kuvvetler ayrılığıyla, denge ve denetim mekanizmalarıyla, çoğulcu siyasetle, istişareyle, saydamlık ve hesap verebilirlikle, güçlendirilmiş, yepyeni bir Parlamenter rejimi kurarak başlayacağız. Biz ülkemizin potansiyeline ve parlak geleceğine inanıyoruz. Yeter ki bu ülke iyi yönetilsin. Bizim; dışa açık, gelişmiş bir piyasa ekonomimiz, küresel katma değer zincirlerinde kendine yer bulmuş şirketlerimiz, Dünyanın her yerinde ter döken girişimcilerimiz, uyum kabiliyeti yüksek dinamik genç iş gücümüz, genç nüfusumuz ve olağanüstü bir coğrafi avantajımız var. 4 ila 4,5 saatlik uçuş mesafesinde; 56 ülkeye, 1,5 milyarlık nüfusa, 24 trilyon dolarlık bir pazara bu ülkeden erişmek mümkün. Sahip olduğumuz bu avantajları geliştirerek, yarışma gücümüzü artırarak, üreterek, dayanışmayı ve kazancı hakça paylaşmayı sağlayacak sosyal devleti yeniden güçlendirerek, yeni ve güçlü bir refah devletini kurarak, ülkemizi dünyanın en güçlü 10 ekonomisinden biri yapacağız.”

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Saray Gazetesi’nde yer alan yazılar kaynak gösterilerek ve bağlantı verilerek kullanılabilir.